06 Temmuz 2009 Pazartesi

ellerime sağlık yaşpastası

sayfamda etli tarif varsa et değil de ben kurtlanıyorum nedense.onun orda uzun zaman kalması beni rahatsız ediyor.ne biliiim seven var sevmeyen var .hatta et görünce öğğğk olan var ki bu guruba yanlış bilmiyorsam vajeteryan deniyor.bu nedenle gidip arşivden otçul ya da hamurcul (tamamen kafiye gereği oldu bu) bişeyler buliim bari)):hatta şansım varsa şööle çikolatalı şantili yumşak yumşak kekli bi tarif bile bulabilirim.

IMG_5007

çok ballıyım ahanda buldum)):tabii bunun ne kadarı bal orası tartışılır çünkü bu da bir evvelki post gibi geçen yazın mahsulü.kimbilir şimdi hangi hücremin çeperine ya da çekirdeğine yok yok lizozomuna malzeme oldu gitti..hey gidi günler heyyy..neyse hemen tarifi verip gidiyim gerçi çok zor yaa siz şimdi yapamazsınız bunu ha)):

şimdi alıyorsunuz bir adet kakaolu pastabanı.ay sakın üçe bölmeye filan kalkışmayın haa)):(iyice çekilmez bişi oldum çıktım)):bir yanda siz 2 paket kakaolu krem şantiyi usulünce çırparken öbür yanda kızınız ,oğlunuz, eşiniz ,yardımcınız, Allah ne verdiyse işte o da hazır çikolaya sosunu tarife uygun pişiriyor.zaten üçe bölünmüş olan kekin katlarını süt ,su ,meyve suyu canınız nasıl çekerse onunla ıslatıyorsunuz .ara katlara kakaolu kremşantiyle kaplayıp arasına çikolatacıklar(adı aklıma gelmedi )serpiştiriyorsunuz.hatta bu noktada da tamamen içsesinizle birlikte hareket etme özgürlüğüne sahipsiniz.canınız arasında ne görmek isterse doldurun gitsin.katları birbiri üzerine kapatıp en üst katı da kalan şantiyle kaplayıp soğumuş çikolata sosunu herbiyanına boca edip dolaba gönderiyorsunuz.(bu arada hatırladım o şeylerin adı damla çikolataydı)ben sade sevdiğim için üzerini süslemedim.yalaaaaannn ben o kısımı beceremediğim için süslemedim)):herneyse canıııım yedik gitti işte...

e iki sütlü bi sade hadi bana müsade.söylemesi ayıptır yarın dilbilgisi (öğğğğğkk)sınavım var da.vurun ben öliiim!!!bu arada en güzel sayfa beyaz sayfa...ay neydi ööle cingene gibi kıpkırmızı di mi?şu sınavlarım bitsin öteki sayfamı da yatırcam çamaşır suyuna)):

03 Temmuz 2009 Cuma

fırında kuzu butu veaaaa son kerte)):


bugünki aklım olsaydı şu okul işine asla ve kat'a bulaşmaz, tipik ev hanımı modumda evimde oturup günün popüler şarkılarını mırıldanaraktan siler sürter ,mutfağımda ya da çalışma odamda kendi kendime debelenir dururdum.oysa şimdi öyle mi ya?eve geldiğimde önüme ne konursa yiyip doooğru ders çalışmaya koşuyorum..üstelik hangi şarkılar in hangileri out onu bile bilmiyorum)):hıı ama maykıl ceksın ölmüş bak onu duydum...tina törnır sağ mı acep?bi de gençliğimde en çok sevdiğim şarkıcılardan rick sprigfield vardı...kim bilir ona n'oldu???elinin körü google diye bişey var çok merak ediyosan sor ören !!!ayıp içses bari şurda yapma!!bi git yaaa!! (af buyrun son zamanlarda o kadar gerildik ki içses ve ben, ulu orta birbirimizi yiyoruz artık.)

hayatımın hiçbir döneminde bu kadar zorlandığımı ,bu kadar gerildiğimi, bu kadar haksızlıklar karşısında baba gibi diklenip ,tarihin şanlı sayfalarındakileri aratmayacak derecede savaş verdiğimi hatırlamıyorum.içses çok zaman ''yaa basıp gidelim deli miyiz neyiz !!ne işimiz var burlarda!!''dese de evde benim için fedakarlık ötesi durumlar sergileyen eşim ve çocuklarımın halini hatırlayıp ''nayırr!!nolamaz!!'' dedik..

son olarak şu an için girdiğim 14 sınavdan sadece biri kaldı veremediğim..o da nazarlık olsun gaari)):bitti mi ?hayırrr...daha uzatmalar var)): sonra bahar döneminde yine bu kadar ders...sınav ..peki gücüm var mı?an itibariyle beynim sünger,bedenim hallaç pamuğu gibi..

evett sıra tarife geldi nihayet..kendisi teee geçen yaz soframızdaydı aslında)):üç dört yıldan beri her yaz köyümüzün çobanı nimete bir adet kuzu kestirdikten sonra haftasonu kolonice yemek gibi bir gelenek geliştirdik.resimdeki kalan butun çekirdek ailemize uyarlanmış hali...

1 adet kuzu but

dilediğiniz kadar dilim patates

biber miber)):(hatta sebzeli olsun isterseniz domates momates ,patlıcan matlıcan ,ilh...milh...))

yarım çay bardağı susam

kimyon,tuz,kekik

azıcık sıvıyağ

butu büyük parçalara böldüm..sadece tuzlayarak önce yağlıkağıt ,ardından folyoyla paket yaptım orta ateşte yaklaşık 45 dakika fırınladım..

sonraki aşamada eti fırından alıp elbisesini çıkardım tepsinin ortasına yerleştirdim.ardından dilim patatesleri sıvıyağ ,tuz , kimyon ,kekik ve susamla harmanlayıp etin etrafına yerleştirdim.elimin altındaki iki biberi de ekleyip orta ateşte yaklaşık yarım saat daha fırınladım.

16 Mayıs 2009 Cumartesi

elmadan kek))

hi ho ha son bir ayda 3 kilo verdim.ama nası verdim bi sorun.hatta sormayın craftmania da yazdım dileyen ordan okusun)
son günlerde hep iki arada yaşıyorum.mesela yemek mi pişirsem, ders mi çalışsam ? çanta mı diksem ,kitap mı okusam?tırmaklarımı mı kessem ders mi çalışsam?duş mu alsam kitap mı okusam?yatıp uyusam mı ders mi çalışsam?ve mecburiyet karşısında hep ikinci seçeneği işaretlediğim için bir aydır doğru dürüst bir sıcak yemek yiyemedik,yüzüm gözüm karardı gözlerimin altı morardı)) ,saçım başım şampuan reklamlarındaki hep o şampuandan önceki hal gibi))tırnaklarımsa cadı sila gibi))
inanmıyorsunuz değil mi inanın inanın))ama bu hal geçici ..temmuzda hepsi geçecek ve ben....ah ben....''muttasıl'' (tanzimat romanlarından arakladım bu lafı))) uyuyacağım,çanta dikip ,pasta börek pişireceğim,o geçmiş zaman türk filmlerindeki gibi köyümüzün çam ağaçlı yollarında mes'ut ,bahtiyar kelebekler gibi uçuşacağım...

hülya...
olsun ,ben o hülyaya da bin canla inandım..(bunu da tevfik fikretten aşırdım))neyse yemek bloğu fazla edebi sanat götürmez zannımca))

hemen tarifi yazıyorum;
3 yumurta
125 gr toz şeker(1 su bardağı olmuş benim bardağımla)
125 gr margarin ya da tereyağ
200 gr un(1,5 su bardağı)
2 tatlı kaşığı kabartma tozu
2 çorba kaşığı süt
1 pk vanilya
1 tutam tuz
6 adet elma
kuşüzümü (dilerseniz yaban mersini) çam fıstıgı ,bolca tarçın ( çamfıstıgı yerine de fındık ya da ceviz kullanabilirsiniz ama ben kek pişerken üstünde kavrulan o çamfıstıgının tadından geçmem)

yağı yumuşatıp köpürene dek çırptım şeker ,vanilya, tuzu ekleyip çırpmaya devam ettim.sütü ekleyip yine çırpmaya devam...ardından yumurtaları birer birer kırıp çırptım (bir kır bir çırp hesabı))unu ve kabartma tozunu karıştırıp eledikten sonra karışıma ekledim..28 cm lik kalıbı kağıtla kaplayıp kek hamurunu döktüm..
hamurun normal kek hamurundan biraz daha katı kıvamda olmasına dikkat!! yoksa hamur elmaları yutar))

elmaları bıçak yarımıyla birer cm arayla kestim

fazla bir açıklık kalmamasına özen göstererek, elmaları hamurun üzerine fazla bastırmadan yerleştirdim.üzerine kuş üzümü bolca çam fıstığı ve tarçını serptim.. bu arada fotolar iki ayrı pişirme esnasında çekildigi için üstteki resimde kuş üzümü yerine yaban mersini var.


hadi beni yiyin...

sevgili Aslı'yla yaklaşık bir ay evvel kurduğumuz küçük ama samimi soframızdan bir minik detay.kek Aslı için pişirilmişti ya onun nazenin parmaklarında yolculuğun sonu...

30 Nisan 2009 Perşembe

baklava yufkasından kolböreği

zavallı yemek blogum bakımsızlıktan kurudu biliyorum.ama zamanım yok diye mızmızlanmaktan usandım.eminim siz de öyle))(mızıklanmak için başka platformlar bulmalıyım))

geçende sevgili lamayı ziyaretimde görmüştüm baklavalık yufkadan kol böregini.hemen yorumladım tabii ;eğer bi saate kadar bundan yapıp yemezsem beni kimsesizler mezarlığınıda arayın artık)) dedikten sonra mutfaga daldım.Allahtan dolapta baklavalık yufkam vardı.öteki bütün malzemeleri de ışık hızıyla ayarlayıp bir saatin sonunda löpür löpür yedim valla..biraz sert olmuştu ama kimin umurunda))

bence enfes bir börek oldu.lamacıma burdan bir kez daha şükranlarımı hatta ailecek şükranlarımızı gönderiyorum(ruz))

tarif için bir kaç kelamdan sonra sizi sevgili lamaya bağlıyorum ;
madde 1 ; sanırım lamanın kullandıgı baklava yufkası bizim buradakilerden daha farklı.daha yumuşak oldugunu tahmin ediyorum zira bizim baklavalık yufkayla pişirdigim börek biraz sert oldu.yağladımız katlara azıcık sütte serpiştirirsek böreğimiz yumuşayacaktır.(unutma içses SÜT tmm mı!!)
madde 2; ben böregin üstüne pudra şekeri serpiştirmedim.neme lazım hem ben zaten salataya çilek koyacak kadar da cesur değilim)))(bu son kısım lamaya ithaf olunur))


son olarak iki gündür içimde şişen bir durumu paylaşayım belki yüküm hafifler)))
bre şemsipaşa pasajında dili büzüşesice mustafa topaloğlu Allah seni bildigi gibi etsi emiiiiii!!!!
hey obama obama kurtar bizi topaloğlundan))))

16 Nisan 2009 Perşembe

akıtma ,bazlama, krep de leyya ))

sevgili okulumun saygıya değer idarecileri afla geri dönen öğrencileri vize sınavlarından muaf tutunca bana da gökten 2 haftalık bir tatil düştü))

iki haftada osmanlıcayı söker,dilbilgisini yalayıp yutar,vizelere gireceğim korkusuyla tutuşup deli gibi topladığım ders notlarını da sıvı niyetine üstüne içerim tarzında birsürü plan proje yapmıştım ama birden bire ev hayatına geri dönünce işler hiç de sandığım gibi ilerlemedi..ilk günler amaaan dur hele şurda iki gün dinlen başlarsın diye pıs pıs içimde konuşan içses beni 6 gündür oyalıyor bi güzel..ilk günler hafta sonuna denk geldiği için çoluk çocuk ev hali vs derken geçip gitti.hafta başı çocukları okula götürüp eve döndüğümde ohh bu gün evdeyim ,dahası yalnızım...tadını çıkarmalıyım deyip serildim tv karşısındaki üçlüye..aslında daha evvel hiç de alıcı gözle bakmadığım bu koltuk bugünlerde aşk gibi sevda gibi kanıma işledi))birbirimizi yeniden keşfettik..ben ona yayılıyorum ,o beni sarıyor..elimde kumanda,yerde soğuyan çayım,ağzı açık ayran delisi modunda bilimum absürt kadın programlarını izliyorum...dahası kimi zaman yorum yapıyorken kimi zaman ağzım kaykılmış bir halde gülüyorken,kimi zaman da küfrediyorken buluyorum kendimi..

misal müge anlıyı izlerken arada gözlerim dolsa da çoğu zaman katillere ,kızı kaçıranlara vs ağız dolusu iyi niyet!!!sunuyorum..

esra eronu izlerken gevriyorum..çenem düşüyor))cixx emmi bu kadın sana gelmez...hopp teyzee nedecen bu yaştan sona kocayıı!!anam anam anam ne güzel kızsın sen başka taliplerine bak!!oğlum daha gençsin az dursaydın ne hemen düştün tv lere karı isterem diye!!emmi bak bu kadın seni para için istiyo dikkat et hıı!!!yok !!cixx!! elektrik alamadı kadın ahanda şurya yazıyorum))bu iş olmaz..bak bunlar yakıştılar.tmmdır!!ayy emmi bu kadın seni yutar yutaaar!!ilh tarzında mütemadiyyen yorumda bulunuyorum.eskaza stüdyoda olsam kesin atarlardı beni))


hı bi de seda sayan var ki o ayrı bi gezegen)geçende memleketin en popüler çiftlerinden birini ağırlıyordu.kim onlar...***safiye ve faik ikilisi ***(safiye star ya o bakımdan yani))naptılar yaptılar üç kadın faiki yerlerde süründürüp safiyeye ilanı aşk ettirdiler..ama faikin (kesme işaretine gerek görmüyorum ) dişlerini sıka sıka bir ilanı aşk edişi vardı ki ...programdan sonra safiyenin sağlığı konusunda ciddi şüphelerim oldu..acaba iki gündür münasebetli münasebetsiz hiç farketmez bir programda safiyeyi gören varmı))dıp dıbı dıp dıp!!

(tmm tmm biliyorum..kendimden utanmalıyım..bunlar da izlenecek şeyler mi?buhrandaydım ne yaptığımı hatırlamıyorum))

lostun ucunu kaçırdığım için izleyesim yok..zaten akşamları tv izleyesim de yok) ..oğlanı uyutup kızım test çözmek için odasına geçtikten sonra (ki kendisi memleketin en iyi dersanelerinden birinde son derece indirimli eğitim hakkı kazandı..süpper zekam benim.aynı ben))ben de odama giriyorum.bütün ders araç gereçlerim burada olduğu için herkes benim burda ders çalıştığımı sanıyor.bense bir elimde makas bir elimde kumaş hatta dişlerimin arasında toplu iğneler habire kesip dikiyorum..arada eşimin yaklaşan ayak seslerini duyunca herşeyi fırlatıp dibimdeki kitabı alıp okuma mizansenine geçiyorum))eşim odaya bakıp ''burası it oynamış yonca çayırına dönmüş'' derken ben gözlüklerimin üstünden dalgın bakışlarla ''hıı arada sıkılınca öle iki dikiyorum işte dee ondan'' filan diye geveliyorum)))inanıyor mu ?

yani şu yaştan sonra kitabın arasına tommiks teksas saklayıp okuyan çocuklara göndüm ya helal bana))neyse ama bugün bayağı bi vicdan yaptım .içsesi de haşladım bi güzel..yarın cuma toplantısı var.bizde...onu da atlattıktan sonra köp...ler gibi çalışcam söz)))))



akıtma ,bazlama,krep.artık daha ne ismi varsa bilmedigim şu yaratığın tarifini yazıp gideyim ..altı ay daha özlemezsiniz beni bu yazıdan sonra herhalde))

1 su bardağı un (bildiğimiz paşabahçenin en klasik su bardağı )
1.5 su bardağı süt
3 yumurta
1 çay kaşığı tuz

bütün malzemeleri derin bir kasede biraraya getirip çırpma teliyle hiç topak kalmayacak şekilde çırptım.24 cm lik tavamın dibinde bir çay kaşığı kadar tereyağı eritip kepçeyle krep hamurunu tavanını ortasından başlayıp kenarlara doğru gezdirerek döktüm.tavayı sallayarak hamurun eşit miktarda yayılmasını sağladım .sonra hooplatarak çevirmeye çalıştım kimi zaman oldu bazen de olmadı))spatuladan yardım aldım)
öyle böyle 8 adet krebimiz oldu.doymadık..hatta erken bitirenlerin gözü hala yemekte olanların tabağına takılıp kaldı..(iyiki hatırladım bunu.yarın ölçüyü iki katına çıkarıp kahvaltıda sürpriz yapiim canlarıma..)


10 Nisan 2009 Cuma

TAVUK TAŞLIK

harikayım))

ama öyle ukala yaftası yapıştırmadan önce bi sorun nedenmiş bakalım))

şimdi acı acı ciyaklamalarım sonucu bir adet ses kayıt cihazına kavuştum ya,bütün dersleri kaydediyor ,bu sayede derste not tutacağım diye gerim gerim gerilmiyorum.sonracıma eve geldiğimde ister yemek pişirirken, ister hobilerimle uğraşırken kısaca istediğim her vakitte dinleyebiliyorum.müthiş bir kolaylık oldu bu benim için..2 yıl içinde toplam elli küsür ders vermem gerektiğini düşünürsek bu kadar kıyak hiç de abartı gelmiyor bana.. bir aydır gecemi gündüzüme katıp 17 yıllık arayı kapatabilmek için verdiğim çabayı da düşününce ...hayat devam ediyor mu ne))

neyse. iyyykk!!her defasında okul haberleri vermeyi alışkanlık haline getirdim .bu gidişle diploma hepimizin olacak.ben hergün sıralarda dirsek çürütür ,siz de usanmadan beni okurken başka türlüsü düşünülemez)bu arada sıra dedim de aklıma geldi ooff kuru tahta üstünde kıpraşmadan 80 dakika oturmak nası zor anlatamam.eşime bakarsam yanımda minder götürmeliymişim..madara mı etmek istiyor beni yeni yetmelere ne))ama mesela arkası elyaflı ya da süngerli pantolonlar dikseler tasarımcılar yaa.ne iyi olur)

neyse uzattım hıh bir son dakika gelişmesini de eklemeden gitmiyim.ey sevgili msn ahalim bu haber de sizin için;

şimdi şöyle ki iki hafta evvel oturum açtığımda hadi beni güncelle diye kaşınan msnimi ben de bi güzel kaşıdım..hay kaşımaz olaydım. nene gerek senin son sürüm msn...zaten kıt bilgimle zar zor idare ediyordum şimdiki daha bi gıcık hal aldı.birkaç gece evvel şu yeni sürümü atıp google emmiden eskisini yükleyeyim dedim.hay onu da demez olaydım..heryerden virüs uyarıları pörtlemeye başladı bu seferde..anlayacağınız yeni sürüm beni zürüm zürüm züründürdü))olay arap saçına dönüşünce ben de pc de ne kadar msnle ilgili program varsa hepsini bi güzel sildiiim.attım çöpe..

amaan eskiden msn mi vardı...ben şurdan bi ateş yakarım lulu görür ...iki de yelpaze sallarsam dumanı tee arnavutluğa gider))

nereye kaçıyorum daha tarif var;

bir kg tavuk taşlık

2 adet orta boy domates

5 adet sivri biber

1 adet irice soğan

zeytinyağ

kekik

tuz

bir yemek kaşığı domates salçası

unuttuğum malzeme varsa o da tariften çıkar nasılsa))
taşlığı güzelce yıkayıp takriben 1.5 litre su eşliğinde kaynamaya bıraktım..(haşlama suyunu dökmedim.içine tel şehriye atınca neffis bir tavuk suyuna şehriye çorbası oluyor).taşlıklar kaynarken başka bir tencereye soğanı doğrayıp zeytinyağla kavurdum .salçasını ,ardından domates biberini de ekleyip sote kıvamına getirdim..yumuşayan taşlıkları tencereden süzgeç yardımıyla alarak soteye ekledim .(isterseniz eklemeden evvel taşlıkları küçültebilirsiniz ,ben doğal görünümü tercih ettim..)taşlıklarla birlikte 3-5 dakika kavurduktan sonra haşlama suyundan bir kepçe kadar ekleyip 5 dakika ağzı kapalı olarak pişirdim..

içine teee geçen yaz altınolukta yaşlı bir neneden aldığım dağ kekiğini ufaladım.mmm hala miss gibi kokuyor..

01 Nisan 2009 Çarşamba

çikolata şapkalı muffin ve okul günleri

bırakın yazmayı saçımı tarayacak mecalim yok aslında.hoç saç taramak hep angarya gelmiştir bana o başka )buraya başka bi örnek lazımdı ama beynim o kadar farklı alanlara kanalize olmuş durumda ki zorlasam gelmez bilirim.artık rüyalarımda serveti fünun ya da tanzimat romanlarını senaryolaştırıyorum..

son hafta içinde belki bin sayfaya yakın roman okudum..sinekli bakkal'dan tutun taaşşuk_u talat ve fitnata kadar 1800 lerden 1930 lara kadar yazılmış yerli romanların çoğunu.mübarek yazarlarımız yememiş içmemiş yazmışlar.umurlarında mı bi gün birileri bunları okumaya mahkum olacak)hayır bi de insan hem 37 sinde hem çoluk çocuk sahibi türlü duygusal evrelerden geçmiş olunca haliyle rikkati artıyor..mesela dün gece acımak'ı okurken bi yandan da salya sümük ağlıyordum romandaki baba için..
okurken eğlendigim noktalar da var elbette.mesela tarafların yazdıkları aşk mektupları.. sürekli ''ah!!ah!!ah!!'' nidalarıyla biten..
_ah talat.
_ah! ah! fitnatım...
_ah leyya ahhh))))
bu arada 17 yılda okulun fiziki şartları hemen hiç değişmemişse de hocalar ve ders anlatma metodları oldukça farklılaşmış..bizim zamanımızda yaş ortalaması 55-60 olan hoca yaşı artık 35 lere kadar inmiş..bazı dersler resmen stand-up tarzında işleniyor.iyi hoş derste çok gülüyoruz ama sınavda kağıda '' )): '' çizecek değiliz ya..hoca bizi güldürüyor ama biz hocayı nası güldürecez hala keşfetmiş değilim..

tabii bir de tipik ders notu toplama kaygısı var..günde 10 kere kırtasiyeye gidip elim kolum fotokopi dolu dönüyorum.kitaplarımı defterlerimi kaybedip dersin ortasında hiiii!! nidasıyla panik atak moduna giriyorum.neyse ki genellikle bıraktıgım yerde beni bekler buluyorum onları..

dün cici bir kızdan ders notu aldım.yok böyle bişey ,hocanın ağzından çıkan her kelimeyi yazmış.bu kız in midir cin midir diye şüpheye düştüm..çünkü hoca makineli gibi notkasız
virgülsüz mütamadiyyen anlatıyor..yetişmek mümkün değil.meğer arkadaşta ses kayıt cihazı varmış!!!akşamı zor ettim tabii...eve varır varmaz eşimi buldum,
_çabbbuk bana o şeylerden bi tane alın.ciyaaaaKKK!!!tarzında nası yalvarıyorum
eşimden cevap :
_tabii alırım .hatta olmadı sana fakülteyi satın alırım!!!!sen yeter ki oku..
hade beaaah)))
tabi bunun mümkün olmadıgını 8 yaşındaki oğluma anlatmak biraz zor oldu...çünkü o da sevinç içinde babasına kendi okulunu sipariş etmeye hazırlanıyordu))))



kek daha evvel denedigim birtarif .sadece çölde su arar gibi çikolataaaa çikolataaaa yok mu evde çikolataaaa diye meleşip dolaşan yavrularım için tepesine bitter çikolata eritip döktüm .biraz da şamfıstık kırıntısı...

24 Mart 2009 Salı

hodan

hali perişanımı anlatmaya kelimeler yetmez.bu yüzden hiç okul mevzusuna girmeyeyim..ben bahardan bahsetmek istiyorum içimde karakışlar hüküm sürse de..iki haftada gördüğünüz üzre edebiyatımda bir lirizme bir dramatizasyona bir bir bir trajediye yöneliş var.iyi iyi dogru iz üzerindeyim demektir.yakında bi de divan yazarsam hiç şaşmam)

bahar cümle güzellikleriyle geldi geliyor.işte ispatı da bu hodan bitkisi..hodanı da bütün öteki nebat familiyasıyla birlikte çok severiz..eşimin mutad haftasonu köy ziyaretinde toplandı evimize geldi.

yıkandı, doğandı

haşlandı ,süzüldü

bol soğan,zeytinyağ,bir sarmısak eşliğinde kavruldu

üzerine yumurtası kırılıp gecenin 21 oo inde bütün aile tarafından höpür höpür yendi))
hey gidi günler..bir zamanlar katmerli poğaçalar,çikolatalı bisküviler,dolmalar,hatta makaronlar yiyen benim sevgili ailem ..siz kaşındınız...''amaaaaaaan ne varmış ki üniversite bitirmekte.git bitir.sen yaparsın..aslansın kaplansın..''derken başınıza bunların geleceğini düşünmemiştiniz değil mi))iki sene sıkın dişinizi size diploma çorbası pişirecem)))

09 Mart 2009 Pazartesi

katmer poğaça

yemek 731


geçende luludan kuruhasan (kuruvasan mıydı yoksa:)) tarifi istediydim o da bana bunu verdi.ay yok!! bu değil oydu ! buydu! şuydu! derken sen bunu yap pişman olmazsın deyince bu kızla başedemem ben iyisi mi yapiim dedim:)))dolayısıyla tarif luludan ,

yemek 715

bir su bardağı süt
1 çay bardağı sıvı yag(küçük bardak aida ya da banu değil))
1 yumurta akı (sarısı üzerine sürüldü)
3 çay kaşığı tuz
2 çay kaşıgı şeker
1 pk instant maya
yaklaşık 4 su bardağı un (azar azar eklemekte fayda var.çok yumuşak bir hamur olmadı benimkisi.sonradan ara katlara tereyağ sürünce yumuşadı hamurum)heyyy!! tarifi alıp gidenlerrr !!un miktarını yazmayı unutmuşum aceleyle şimdi ekliyorum..ama bi Allahın kulu da dememiş ayoll))))

malzemeleri ekmek makinesinin hazenesine ekleyip, yoğurma işini makineye havale ettim...lulu 8 bezeye ayırmış benimkiler 7 oldu..bu poğaçanın özelliği mayalanmasını beklemeden bütün işlemlerin gerçekleştirilmesi.hamuru aldıgım andan itibaren mayalanmasını beklemeden bezelere ayırdım,açtım, kestim, biçtim yani..

yemek 716
50 gr tereyağı erittim.bezeyi merdaneyle gördüğünüz gibi tabak büyüklüğünde yusssyuvarlakk!!! açtım:)))üzerine bir yemek kaşığı tereyağ gezdirdim.

yemek 717

her bezeyi tabak büyüklüğünde açıp herbirinin arasına tereyağ sürdükten sonra üstüste istifledim..
yemek 719
merdaneyle büyütebildigim kadar açtım (lulu 70 cm çapında olacak demiş.malum onun çantasında ne arasanız var:))benim yanımda cetvel yoktu:))
yemek 720
8 parçaya böldüm
yemek 723

ortalarına kıymalı patalesli iç koyup sigara böreği gibi sardım.50 derece ısıttıgım fırında 15 dakika mayalanması için beklettim..üzerine azcık sıvıyağla karıştırdıgım yumurta sarısını sürdüm.

yemek 751
170 derecede 25 dakikada piştiler..

yemek 744
çok ama çok leziz bir poğaça oldu.herşeydenevvel hayatımda hiç bu kadar yumuşak bir hamur işi yapmamıştım.ilerleyen zamanlarda daha farklı versiyonlarını da denemeyi düşünüyorum.tatlı tuzlu acılı ekşili..yok ekşi olmasın:))

had safhada vakitsizlik sorunu yaşadığımdan sayfama yazı yazmak bile zorlaşıyor zaman zaman.dünki kandil tebriğini bile sağolsun sevgili lulum eklemiş sayfama..hem ona tşk ediyorum hem de size mukabele ettiğiniz için..can can lulum benim)))

08 Mart 2009 Pazar

Hayırlı Kandiller...